Siber güvenlik kontrol listesi, teknopark şirketlerinin kaynak kodlarını, müşteri bilgilerini, AR-GE belgelerini ve dijital sistemlerini korumasına yardımcı olur. Teknoloji şirketlerinin karşılaşabileceği veri kaybı, hesap ele geçirme, fidye yazılımı ve yetkisiz erişim risklerine karşı düzenli güvenlik kontrolleri yapılmalıdır.
Bu rehberde teknopark ve yazılım şirketleri için hesap güvenliği, çok faktörlü kimlik doğrulama, yedekleme, KVKK, ağ güvenliği ve güvenli yazılım geliştirme konularını kapsayan 17 kritik önlem yer almaktadır.
Özellikle sınırlı personelle çalışan teknoloji girişimlerinde bir çalışanın hesabının ele geçirilmesi, yanlış yapılandırılmış bir bulut servisi veya güncellenmeyen bir sunucu ciddi veri kayıplarına ve iş kesintilerine neden olabilir.
Teknopark bünyesinde şirket kurmayı veya teknoloji geliştirme bölgesine başvurmayı planlayan girişimciler, öncelikle Teknopark nedir ve nasıl girilir? başlıklı rehberimizi inceleyebilir.
Bu içerikte, teknopark şirketlerinin uygulayabileceği temel siber güvenlik önlemlerini içeren kapsamlı bir kontrol listesi hazırladık.
Siber Güvenlik Kontrol Listesi Neden Önemlidir?
Teknopark şirketlerinin önemli bir bölümü yazılım, yapay zekâ, savunma sanayisi, finansal teknolojiler, sağlık teknolojileri, veri analizi ve nesnelerin interneti gibi alanlarda faaliyet gösterir.
Bu şirketlerin sahip olduğu en değerli varlıklar arasında şunlar bulunur:
- Yazılım kaynak kodları,
- Müşteri ve kullanıcı verileri,
- AR-GE proje dosyaları,
- Algoritmalar ve teknik modeller,
- Patent ve faydalı model çalışmaları,
- Çalışan bilgileri,
- Finansal kayıtlar,
- Sunucu erişim bilgileri,
- Bulut hizmeti hesapları,
- API anahtarları ve erişim belirteçleri.
Teknoparklarda bilişim şirketlerinin faaliyet alanları hakkında daha fazla bilgi için Teknoparkta Bilişim Sektörü içeriğimizi okuyabilirsiniz.
Siber güvenliğin amacı bütün saldırıları yüzde 100 engelleyeceğini iddia etmek değildir. Asıl amaç, riskleri belirlemek, saldırı ihtimalini azaltmak, şüpheli hareketleri zamanında tespit etmek ve yaşanabilecek bir olaydan sonra sistemleri mümkün olan en kısa sürede yeniden çalışır hâle getirmektir.
NIST Siber Güvenlik Çerçevesi 2.0, siber güvenlik risk yönetimini altı temel işlev altında toplar: yönetişim, tanımlama, koruma, tespit, müdahale ve kurtarma. Bu yaklaşım, yalnızca teknik araçlara değil, şirket yönetimine ve olay sonrası süreçlere de odaklanır.
1. Şirketteki Dijital Varlıkları Belirleyin
Korunması gereken sistemlerin ne olduğu bilinmeden etkili bir güvenlik planı hazırlanamaz. Bu nedenle ilk olarak şirketin dijital varlık envanteri çıkarılmalıdır.
Envantere şu varlıklar eklenebilir:
- Masaüstü ve dizüstü bilgisayarlar,
- Şirket telefonları ve tabletler,
- Fiziksel ve sanal sunucular,
- Alan adları ve internet siteleri,
- E-posta hesapları,
- Bulut depolama alanları,
- GitHub, GitLab ve benzeri kod depoları,
- Veritabanları,
- Kullanılan API servisleri,
- Lisanslı yazılımlar,
- Modem, güvenlik duvarı ve ağ cihazları,
- Yedekleme sistemleri,
- Müşteri yönetimi ve muhasebe uygulamaları.
Her varlık için sorumlu kişi, kullanım amacı, saklanan veri türü, işletim sistemi, son güncelleme tarihi ve kritik önem derecesi kaydedilmelidir.
Kontrol listesi
- Şirketin bütün cihazları kayıt altına alındı mı?
- Sunucuların ve bulut servislerinin sorumluları belli mi?
- Kullanılmayan hesaplar ve cihazlar tespit edildi mi?
- Hangi sistemlerde kişisel veri saklandığı biliniyor mu?
- Kritik sistemler önem derecesine göre sınıflandırıldı mı?
2. Siber Güvenlik Sorumluluklarını Belirleyin
Küçük şirketlerde siber güvenlik işleri genellikle yazılımcı, sistem yöneticisi veya şirket kurucularından birinin üzerine bırakılır. Ancak görevlerin açık şekilde tanımlanmaması, kritik işlemlerin unutulmasına neden olabilir.
Şirket içinde en azından şu soruların cevapları belli olmalıdır:
- Kullanıcı hesaplarını kim açacak ve kapatacak?
- Yazılım güncellemelerini kim kontrol edecek?
- Yedeklerin çalışıp çalışmadığını kim test edecek?
- Güvenlik olayında ilk müdahaleyi kim yapacak?
- Müşteri ve çalışanlara yapılacak bilgilendirmeyi kim yönetecek?
- Hizmet alınan siber güvenlik firmasıyla kim iletişim kuracak?
Tam zamanlı bir siber güvenlik çalışanı bulunmasa bile sorumlulukların yazılı olarak belirlenmesi gerekir.
3. Çok Faktörlü Kimlik Doğrulamayı Etkinleştirin
Yalnızca kullanıcı adı ve parola ile korunan hesaplar, parolanın ele geçirilmesi durumunda doğrudan erişilebilir hâle gelebilir.
Çok faktörlü kimlik doğrulama, giriş sırasında parolaya ek olarak ikinci bir doğrulama yöntemi kullanılmasını sağlar. Bu yöntem; doğrulama uygulaması, fiziksel güvenlik anahtarı, biyometrik doğrulama veya tek kullanımlık kod olabilir.
CISA’nın çok faktörlü kimlik doğrulama rehberi, özellikle uzaktan bağlantılarda ve yönetici yetkisine sahip hesaplarda MFA kullanılmasını önerir.
MFA öncelikle şu hesaplarda etkinleştirilmelidir:
- Kurumsal e-posta hesapları,
- Sunucu yönetim panelleri,
- Bulut servisleri,
- GitHub ve GitLab hesapları,
- Alan adı yönetim panelleri,
- Muhasebe uygulamaları,
- Sosyal medya hesapları,
- VPN bağlantıları,
- Yönetici yetkisine sahip kullanıcılar.
Kontrol listesi
- Bütün yönetici hesaplarında MFA açık mı?
- Kurumsal e-posta hesapları MFA ile korunuyor mu?
- Kod depolarında MFA zorunlu mu?
- Eski telefon numaraları doğrulama yöntemlerinden kaldırıldı mı?
- Hesap kurtarma kodları güvenli bir yerde tutuluyor mu?
4. Güçlü Parola ve Parola Yöneticisi Kullanın
Aynı parolanın birden fazla sistemde kullanılması önemli bir güvenlik riskidir. Bir platformdaki parola sızıntısı, aynı parolanın kullanıldığı diğer hesapların da ele geçirilmesine yol açabilir.
Çalışanlar için şu kurallar belirlenmelidir:
- Her hesapta farklı parola kullanılmalıdır.
- Kısa ve kolay tahmin edilen parolalardan kaçınılmalıdır.
- Parolalar mesajlaşma uygulamaları üzerinden gönderilmemelidir.
- Ortak kullanılan parolalar düzenli şekilde değiştirilmelidir.
- Parolalar tarayıcıdaki açık metin notlarında tutulmamalıdır.
- Kurumsal bir parola yöneticisi kullanılmalıdır.
Parola yöneticisi sayesinde çalışanlar bütün parolaları ezberlemek zorunda kalmadan her hesap için farklı ve güçlü parolalar oluşturabilir.
5. En Az Yetki İlkesini Uygulayın
Her çalışanın bütün sistemlere erişmesi gerekmez. Kullanıcılara yalnızca görevlerini yerine getirebilmeleri için ihtiyaç duydukları yetkiler verilmelidir.
Örneğin bir tasarım çalışanının üretim veritabanına, muhasebe çalışanının kaynak kod deposuna veya stajyerin şirketin bütün bulut altyapısına erişmesine gerek olmayabilir.
Şu uygulamalar kullanılabilir:
- Günlük işlemler için standart kullanıcı hesabı kullanılması,
- Yönetici hesabının yalnızca gerekli durumlarda açılması,
- Veritabanı yetkilerinin görev bazında sınırlandırılması,
- Kod depolarında ekip bazlı erişim verilmesi,
- Kritik dosyaların yalnızca yetkili kişilerle paylaşılması,
- İşten ayrılan personelin hesaplarının hemen kapatılması,
- Geçici çalışanlara süreli erişim verilmesi.
Yetkiler en az üç veya altı ayda bir gözden geçirilmelidir.
6. Yazılımları ve Sistemleri Güncel Tutun
Güncellenmeyen işletim sistemleri, uygulamalar, eklentiler ve sunucu yazılımları bilinen güvenlik açıklarını taşımaya devam edebilir.
Bu siber güvenlik kontrol listesi, şirketin büyüklüğüne ve faaliyet alanına göre düzenli olarak güncellenmelidir.
Şirket içinde bir güncelleme politikası oluşturulmalıdır. Kritik güvenlik güncellemeleri mümkün olan en kısa sürede test edilerek uygulanmalıdır.
Kontrol edilmesi gereken başlıca sistemler şunlardır:
- Windows, macOS ve Linux işletim sistemleri,
- Sunucu yazılımları,
- WordPress çekirdeği, tema ve eklentiler,
- Veritabanı sistemleri,
- Güvenlik duvarı ve modem yazılımları,
- Mobil cihazlar,
- Kullanılan programlama kütüphaneleri,
- Docker imajları ve bağımlılıklar,
- Antivirüs ve uç nokta güvenlik yazılımları.
Kullanılmayan yazılımlar ve eklentiler sistemden kaldırılmalıdır. Kullanılmayan bir yazılım güncellenmediğinde, saldırganlar için gereksiz bir giriş noktası oluşturabilir.
7. Bilgisayarları ve Mobil Cihazları Koruyun
Şirket verilerine erişen her cihaz siber güvenlik planına dâhil edilmelidir.
Çalışanların kişisel bilgisayarlarından şirket sistemlerine kontrolsüz erişim sağlaması, cihaz güvenliği takip edilemediği için ek risk oluşturabilir.
Cihazlarda şu önlemler uygulanmalıdır:
- Disk şifreleme etkinleştirilmelidir.
- Ekran otomatik kilitlenmelidir.
- Güncel antivirüs veya uç nokta koruması kullanılmalıdır.
- Güvenlik duvarı açık tutulmalıdır.
- Bilinmeyen USB belleklerin kullanımı sınırlandırılmalıdır.
- Kaybolan cihazların uzaktan silinebilmesi sağlanmalıdır.
- Yönetici yetkileri sınırlandırılmalıdır.
- Kritik veriler cihazların masaüstünde tutulmamalıdır.
Uzaktan çalışan teknopark personelinin şirket sistemlerine güvenli şekilde bağlanması da önemlidir. Çalışma modelleri hakkında ayrıntılı bilgi için Teknoparklarda uzaktan çalışma rehberimizi inceleyebilirsiniz.
8. Şirket Ağını Güvenli Hâle Getirin
Ofis ağı yalnızca internet bağlantısı sağlayan bir altyapı olarak görülmemelidir. Güvenliği zayıf bir kablosuz ağ, şirket cihazlarına ve sistemlerine erişim için kullanılabilir.
Ağ güvenliği kapsamında şu işlemler yapılmalıdır:
- Modem ve ağ cihazlarının varsayılan parolaları değiştirilmelidir.
- WPA2 veya WPA3 şifreleme kullanılmalıdır.
- Misafir ağı ile şirket ağı birbirinden ayrılmalıdır.
- Kullanılmayan ağ portları kapatılmalıdır.
- Güvenlik duvarı kuralları düzenli olarak incelenmelidir.
- Uzaktan bağlantılar VPN veya güvenli bağlantı yöntemleriyle yapılmalıdır.
- Sunucular ile çalışan cihazları farklı ağ bölümlerine ayırmak değerlendirilmelidir.
- İnternete açık servisler sınırlandırılmalıdır.
Geliştirme, test ve üretim ortamlarının ayrılması da olası bir güvenlik probleminin doğrudan canlı sisteme ulaşmasını zorlaştırır.
9. Düzenli Yedekleme Yapın
Yedek bulunması tek başına yeterli değildir. Yedeğin güncel, erişilebilir ve geri yüklenebilir olması gerekir.
Şirketler önemli veriler için 3-2-1 yedekleme yaklaşımını uygulayabilir:
- Verilerin en az üç kopyası bulunur.
- Kopyalar en az iki farklı ortamda saklanır.
- Kopyalardan en az biri farklı veya çevrimdışı bir konumda tutulur.
Yedeklenecek veriler arasında şunlar bulunabilir:
- Veritabanları,
- Kaynak kodları,
- Müşteri belgeleri,
- Muhasebe kayıtları,
- AR-GE proje dosyaları,
- Sunucu yapılandırmaları,
- E-posta verileri,
- Şirket internet sitesi,
- Sözleşmeler ve teknik dokümanlar.
CISA fidye yazılımı rehberi, verilerin düzenli yedeklenmesini ve mümkün olduğunda çevrimdışı veya ayrı bulut yedeklerinin kullanılmasını önerir.
Yedekler belirli aralıklarla geri yüklenerek test edilmelidir. Daha önce hiç geri yüklenmemiş bir yedeğin ihtiyaç anında çalışacağı garanti edilemez.
10. Hassas Verileri Şifreleyin
Şifreleme, verilerin yetkisiz kişiler tarafından okunmasını zorlaştırır. Özellikle müşteri verileri, çalışan bilgileri, ödeme kayıtları, AR-GE belgeleri ve erişim bilgileri korunmalıdır.
Şifreleme iki temel durumda uygulanabilir:
Saklanan verilerin şifrelenmesi
Bilgisayar diskleri, harici diskler, veritabanları ve yedek dosyaları şifrelenebilir.
Aktarılan verilerin şifrelenmesi
İnternet sitesi, uygulama, API ve sunucu bağlantılarında güvenli iletişim protokolleri kullanılabilir.
İnternet sitelerinde HTTPS kullanılmalı; FTP ve Telnet gibi güvenli olmayan eski bağlantı yöntemleri yerine SFTP ve SSH gibi güvenli seçenekler tercih edilmelidir.
11. Sistem Kayıtlarını ve Şüpheli Hareketleri İzleyin
Saldırılar her zaman anında fark edilmeyebilir. Sistem kayıtları, olağan dışı işlemlerin ve başarısız giriş denemelerinin tespit edilmesine yardımcı olur.
Kayıt altına alınabilecek işlemler şunlardır:
- Başarılı ve başarısız oturum açma denemeleri,
- Yönetici hesabıyla yapılan işlemler,
- Dosya silme ve indirme hareketleri,
- Veritabanı erişimleri,
- Güvenlik duvarı olayları,
- API istekleri,
- Kullanıcı yetkisi değişiklikleri,
- Kod deposundaki kritik değişiklikler,
- Bulut yönetim paneli hareketleri.
CISA’nın işletme sistemlerinde kayıt tutma rehberi, olağan dışı hareketlerin erken tespitinin veri ihlali ve fidye yazılımı gibi olayların etkisini azaltabileceğini belirtir.
Kayıtların saldırgan tarafından kolayca silinemeyecek ayrı bir ortamda tutulması değerlendirilmelidir.
12. Çalışanlara Siber Güvenlik Eğitimi Verin
Şirketin teknik güvenlik sistemleri güçlü olsa bile çalışanların kandırılmasıyla hesap bilgileri ele geçirilebilir.
Çalışanlara özellikle şu konularda eğitim verilmelidir:
- Sahte e-postaların tanınması,
- Şüpheli bağlantılara tıklanmaması,
- Bilinmeyen eklerin açılmaması,
- Parola ve doğrulama kodlarının paylaşılmaması,
- Sahte fatura ve ödeme taleplerinin doğrulanması,
- Telefonla yapılan kimlik avı girişimleri,
- Güvenli dosya paylaşımı,
- Kişisel cihaz kullanımı,
- Güvenlik olaylarının bildirilmesi.
Eğitim yalnızca işe giriş sırasında bir kez verilmemelidir. Belirli aralıklarla kısa hatırlatmalar, örnek olaylar ve kontrollü kimlik avı testleri yapılabilir.
KVKK da çalışan eğitimlerinin ve güvenlik farkındalığı çalışmalarının teknik ve idari tedbirlerin önemli bir parçası olduğunu vurgular.
13. Yazılım Geliştirme Sürecini Güvenli Hâle Getirin
Yazılım geliştiren teknopark firmaları yalnızca kendi şirket ağlarını değil, müşterilere sundukları uygulamaları da korumalıdır.
Güvenli yazılım geliştirme sürecinde şu önlemler uygulanabilir:
- Kod incelemesi yapılması,
- Otomatik güvenlik taramalarının kullanılması,
- Bağımlılıkların ve kütüphanelerin takip edilmesi,
- API anahtarlarının kaynak koduna yazılmaması,
- Test verilerinde gerçek müşteri bilgilerinin kullanılmaması,
- Girdi doğrulaması yapılması,
- Kullanıcı yetkilerinin sunucu tarafında kontrol edilmesi,
- Hata mesajlarında hassas bilgi gösterilmemesi,
- Geliştirme ve üretim ortamlarının ayrılması,
- Güvenlik testlerinin yayın öncesinde yapılması.
OWASP Top 10, geliştiriciler ve web uygulaması güvenliği için en önemli riskleri bir araya getiren temel farkındalık kaynaklarından biridir. OWASP’ın 2025 listesindeki en yüksek risk kategorisi, bozuk veya yetersiz erişim kontrolüdür.
Teknoloji girişimlerinde yazılım mimarisinin doğru kurulması hakkında daha fazla bilgi için Startup’ınız İçin Doğru Teknoloji Yığını Nasıl Seçilir? içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
14. Bulut Servislerini ve Tedarikçileri Denetleyin
Bulut servisinin güvenli olması, şirket hesabının otomatik olarak güvenli olduğu anlamına gelmez. Yanlış erişim izinleri, açık bırakılan depolama alanları ve ele geçirilen yönetici hesapları veri sızıntılarına yol açabilir.
Bulut servislerinde şu kontroller yapılmalıdır:
- Yönetici hesaplarında MFA kullanılmalıdır.
- Kullanıcı yetkileri görev bazında verilmelidir.
- Her çalışan için ayrı hesap açılmalıdır.
- Paylaşılan yönetici hesaplarından kaçınılmalıdır.
- Erişim kayıtları açık tutulmalıdır.
- Herkese açık dosya ve depolama alanları kontrol edilmelidir.
- Kullanılmayan erişim anahtarları silinmelidir.
- Faturalandırma hareketleri takip edilmelidir.
- Veri merkezi konumu ve sözleşme şartları incelenmelidir.
Şirketin hizmet aldığı yazılım, barındırma, muhasebe ve destek firmalarının güvenlik uygulamaları da değerlendirilmelidir. Tedarikçi kaynaklı bir güvenlik problemi şirket verilerini etkileyebilir.
15. İşten Ayrılan Çalışanlar İçin Erişim Kapatma Süreci Oluşturun
Bir çalışan işten ayrıldığında yalnızca e-posta hesabının kapatılması yeterli değildir.
Aşağıdaki erişimler kontrol edilmelidir:
- Kurumsal e-posta,
- VPN hesabı,
- Kod depoları,
- Sunucular,
- Bulut hizmetleri,
- Proje yönetim araçları,
- Müşteri sistemleri,
- Sosyal medya hesapları,
- Şirket telefonu ve bilgisayarı,
- API anahtarları,
- Ortak kullanılan parolalar.
Çalışanın bildiği ortak parolalar değiştirilmeli ve şirkete ait cihazlar teslim alınmalıdır.
Ekiplerin proje ve erişim sorumluluklarını düzenli takip edebilmesi için Teknopark Firmaları İçin En İyi Proje Yönetim Araçları karşılaştırmamızı okuyabilirsiniz.
16. Siber Olay Müdahale Planı Hazırlayın
Siber saldırı yaşandığı anda ne yapılacağının düşünülmeye başlanması ciddi zaman kaybına neden olabilir. Bu nedenle olay yaşanmadan önce temel bir müdahale planı hazırlanmalıdır.
Plan içinde şu bilgiler bulunabilir:
- Olaydan sorumlu ekip ve kişiler,
- Acil durumda aranacak telefon numaraları,
- Hizmet alınan teknik ve hukuki danışmanlar,
- Etkilenen cihazın ağdan nasıl ayrılacağı,
- Kayıtların ve delillerin nasıl korunacağı,
- Yedeklerin nasıl geri yükleneceği,
- Müşterilerin nasıl bilgilendirileceği,
- Hizmetlerin hangi sırayla yeniden açılacağı,
- Yetkili kurumlara yapılabilecek bildirimler,
- Olay sonrası hazırlanacak değerlendirme raporu.
Olay sırasında paniğe kapılarak bütün kayıtların silinmesi veya sistemlerin plansız şekilde yeniden kurulması, olayın kaynağının belirlenmesini zorlaştırabilir.
17. KVKK Kapsamındaki Teknik ve İdari Tedbirleri Uygulayın
Müşteri, çalışan veya kullanıcıların kişisel verilerini işleyen şirketler, veri güvenliği yükümlülüklerini dikkate almalıdır.
Kişisel Verileri Koruma Kurumunun Veri Güvenliğine İlişkin Yükümlülükler sayfasında, kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesini ve erişilmesini önlemek, ayrıca verilerin korunmasını sağlamak için uygun teknik ve idari tedbirlerin alınması gerektiği açıklanır.
KVKK kapsamında değerlendirilebilecek başlıca uygulamalar şunlardır:
- Kişisel veri envanteri hazırlanması,
- Gereksiz verilerin toplanmaması,
- Saklama sürelerinin belirlenmesi,
- Erişim yetkilerinin sınırlandırılması,
- Veri güvenliği politika ve prosedürlerinin hazırlanması,
- Çalışanlara eğitim verilmesi,
- Veri işleyen tedarikçilerle ilişkilerin yönetilmesi,
- Hassas verilerin şifrelenmesi,
- Erişim kayıtlarının tutulması,
- Veri ihlali müdahale sürecinin oluşturulması,
- Kullanım amacı sona eren verilerin silinmesi veya anonimleştirilmesi.
Şirketin faaliyet alanına ve işlediği verilerin niteliğine göre uzman hukukçu ve siber güvenlik danışmanından destek alınması gerekebilir.
Haftalık Siber Güvenlik Kontrol Listesi
Şirketler her hafta şu kontrolleri gerçekleştirebilir:
- Kritik güvenlik uyarıları incelendi mi?
- Başarısız giriş denemeleri kontrol edildi mi?
- Yedekleme işlemleri başarıyla tamamlandı mı?
- Yeni çalışanlara gerekli yetkiler verildi mi?
- Ayrılan çalışanların hesapları kapatıldı mı?
- Antivirüs ve güvenlik araçlarında uyarı bulunuyor mu?
- İnternete açık sistemlerde beklenmeyen değişiklik var mı?
Aylık Siber Güvenlik Kontrol Listesi
Her ay şu işlemler yapılabilir:
- Yazılım ve işletim sistemi güncellemeleri kontrol edilebilir.
- Kullanıcı yetkileri gözden geçirilebilir.
- Kullanılmayan hesaplar kapatılabilir.
- Bir yedekten geri yükleme testi yapılabilir.
- Bulut servislerindeki erişim izinleri incelenebilir.
- Güvenlik duvarı kuralları kontrol edilebilir.
- Çalışanlara kısa bir güvenlik hatırlatması gönderilebilir.
- Kullanılmayan API anahtarları ve erişim belirteçleri silinebilir.
Üç Aylık Siber Güvenlik Kontrol Listesi
Her üç ayda bir daha kapsamlı kontroller yapılabilir:
- Dijital varlık envanteri güncellenebilir.
- Olay müdahale planı test edilebilir.
- Kritik sistemlerde güvenlik taraması yapılabilir.
- Tedarikçi hesapları ve erişimleri incelenebilir.
- Yönetici hesapları yeniden kontrol edilebilir.
- Çalışanlara siber güvenlik eğitimi verilebilir.
- Veri saklama ve silme süreçleri değerlendirilebilir.
- Risk değerlendirmesi güncellenebilir.
Siber Güvenlik İçin Öncelik Sırası Nasıl Belirlenmelidir?
Bütün önlemlerin aynı anda uygulanması küçük şirketler için zor olabilir. Bu durumda öncelik sırası şu şekilde oluşturulabilir:
- Kritik hesaplarda çok faktörlü kimlik doğrulamayı açın.
- Bütün önemli verilerin yedeğini alın.
- Sistemleri ve yazılımları güncelleyin.
- Yönetici erişimlerini sınırlandırın.
- İşten ayrılan çalışanların hesaplarını kapatın.
- Çalışanlara kimlik avı eğitimi verin.
- Sistem kayıtlarını ve güvenlik uyarılarını takip edin.
- Olay müdahale planını hazırlayın.
- Yazılım geliştirme süreçlerine güvenlik testlerini ekleyin.
- KVKK kapsamındaki teknik ve idari süreçleri gözden geçirin.
Bu adımlar, şirketin siber güvenlik seviyesini tek seferde mükemmel hâle getirmez. Ancak en yaygın ve etkili risklere karşı güçlü bir başlangıç oluşturur.
Sonuç
Teknopark şirketleri için siber güvenlik, yalnızca teknik ekibin sorumluluğunda olan bir bilgisayar problemi değildir. Şirket yönetimi, çalışanlar, yazılım geliştirme ekibi ve dış hizmet sağlayıcılar güvenlik sürecinin bir parçasıdır.
Güçlü parolalar, çok faktörlü kimlik doğrulama, düzenli güncellemeler, güvenli yedekler ve çalışan eğitimleri temel koruma katmanlarını oluşturur. Ancak şirketlerin bunlara ek olarak erişim yetkilerini yönetmesi, sistem kayıtlarını izlemesi, güvenli yazılım geliştirme yöntemlerini uygulaması ve olay müdahale planı hazırlaması gerekir.
Siber güvenliği tek seferlik bir kurulum yerine sürekli geliştirilen bir süreç olarak gören teknopark şirketleri; kaynak kodlarını, müşteri verilerini, AR-GE çalışmalarını ve ticari itibarlarını daha güçlü biçimde koruyabilir.
Düzenli uygulanan bir siber güvenlik kontrol listesi, saldırı riskini azaltırken olası bir güvenlik olayından sonra sistemlerin daha hızlı kurtarılmasını sağlar.
